Yerel yönetimler ve STK'ların kadın hakları konusunda kapasite artırımına yönelik ortak program

 
Program Hakkında
Biliyor musunuz?
Neden BMOP?
 
 
Program Sayfası
BM Sayfası
Anasayfa
English
Üye Ol
İrtibat
Arşiv
 

Birleşmiş Milletler Ortak Programı Bültenine Hoş Geldiniz , (Sayı 4, Aralık 2006)

Üç ayda bir yayımlanan bültenimizle program ortaklarına ve kamuoyuna çalışmalarımızın ulaştığı nokta hakkında ayrıntılı bilgi sunuyoruz.

Ortak Program, bütçesi, ortaklarının katkıları, kadınların hayatlarında yaratacığı olumlu yöndeki etkileri, yerel yönetimlere halka daha fazla hizmet götürme imkanı tanıması, sivil toplum kuruluşlarına yerel makamlarla daha fazla işbirliği geliştirme fırsatı vermesi açısından bir ilki oluşturmaktadır.

Daha sonraki sayılarımızda da sizlerle birlikte olmak umudu ile...

İçişleri Bakanı Aksu:
'Hedefimiz ‘Mutlu Birey, Huzurlu Toplum'

İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu ile, Birleşmiş Milletler ile İçişleri Bakanlığı işbirliğinde yürütülen ve insan hakları temelli bir yaklaşıma uygun olması nedeniyle BM tarafından Dünya’da uygulanan programlar içinde en iyi iki program arasında yer alan “Kadın ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi Ortak Programı” hakkında konuştuk.

Bülten: Sayın Bakan, Birleşmiş Milletler ile yürütülen Ortak Program kapsamında İçişleri Bakanlığı önemli bir rol üstlenmektedir.

Bu program, Bakanlığınız açısından nasıl bir önem taşımaktadır?

Bakan Aksu: Öncelikle Bülteninizde böyle bir mülakata yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Bu proje; Bakanlığımın ana politikalarından olan ve “Mutlu Birey, Huzurlu Toplum” şeklinde ifade ettiğim hedeflere ulaşmada önemli aşamalardan bir tanesidir.

Bakanlık olarak, toplumumuzun yarısını teşkil eden  kadın ve kız çocuklarımızın sorunlarının çözümü amacıyla, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği kurumları ile olmak üzere, pek çok proje yürütmekteyiz.

Ana hedefimiz, ülkemizin temel hak ve özgürlükler konusunda  çağdaş normlara kavuşması, insanımızın her türlü korku ve endişeden uzak bir şekilde yaşayabilmesidir.

Bu açıdan, yürütmekte olduğumuz Kadın Hakları Projesi büyük önem taşımaktadır. Kadın ve kız çocuklarımızın günlük hayatlarını kolaylaştırmak, kentsel mekanları onlar için daha uygun hale getirmek ve kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almalarını sağlamak önem taşımaktadır. Bu projeyle, ifade ettiğim hedeflere ulaşmak daha kolay olacaktır.

Bülten: Bakanlığınızın kadın hakları konusundaki yaklaşımından kısaca bahsedebilir misiniz?

Bakan Aksu: Başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, Bakanlığım kadın hakları konusu üzerinde hassasiyetle durmakta ve bu konuda azami gayret sarf edilmektedir.

Bundan kısa bir süre önce Sayın Başbakanımız tarafından, “Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddetin ve Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi” konulu bir genelge yayımlanmıştır.

Yine Bakanlığımca Ağustos Ayında yayımlanan Kadınların ve Kız Çocuklarının Hakları Konulu Genelgemizle toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik olarak, kadınlar için eğitim imkanları sağlanması; aile içi şiddet, ihmal ve istismara maruz bırakılan her yaştan çocuk, genç, yaşlı, engelli ve kadınlara yönelik sosyal hizmetlere öncelik verilmesi, kadın ve çocukların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal destek mekanizmalarını geliştirecek veya güçlendirecek uygulamaların yapılmasına özen gösterilmesi ve özellikle kent konseylerinin yapacağı çalışmalarda bu hususların göz önünde bulundurulması mahalli idarelerimizden istenilmiştir.

Bülten: Size göre, kadınların ve kadın bakış açısının yerel karar alma mekanizmalarında daha fazla oranda yer alması, yerel yönetimlerin hizmet kapasitesine ve verimliliğine ne gibi katkılar sağlayacaktır?

Bakan Aksu: Kadının kamusal hayata katılması ve kendini özgürce anlatabilmesi için, ihtiyaçlarına uygun bir kentsel çevrenin oluşması gerekmektedir.

Son dönemde Bakanlığımızın yürüttüğü çeşitli çalışmalarla, yerel yönetim karar alma mekanizmalarında halkın ve özellikle kadınların katılımını teşvik edecek hizmet sunumunda “VATANDAŞ ODAKLI” bir dizi düzenleme gerçekleştirdik.

Yeni çıkardığımız İl Özel İdaresi Kanunu ve Belediye Kanunuyla; il özel idareleri ve belediyelerimize, sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve yardım ve benzeri hizmetlerle, yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında il ve beldelerde gönüllü kişilerin katılımına imkan sağlanmıştır.

Buna uygun olarak, il özel idaresi ve belediye hizmetlerinin yürütülmesinde hemşehrilerin gönüllü katılımına ilişkin usul ve esasları düzenleyen “İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği” geçen sene Ekim Ayında yürürlüğe girmiştir.

 Yine Belediye Kanunu ile vatandaşlarımız açısından  önem arz eden yeni bir uygulama olarak “KENT KONSEYLERİ” oluşturularak buna ilişkin yönetmelik Ekim Ayında yürürlüğe konulmuştur.

Görüleceği üzere, yapılan bu çalışmalar neticesinde, yerel hizmetlerin ana kullanıcısı olan kadınların kent hayatının unutulan değil, asli ve belirleyici bir ferdi oldukları ortaya konacaktır.

Bülten: Son dönemde gerçekleştirilen ve yukarıda bahsetmiş olduğunuz  yasal reformlar kadınların ve kadın bakış açısının karar alma süreçlerine daha fazla katılmasını teşvik eder niteliktedir. Ortak Program’ın, bu yasaların hayata geçirilmesinde çalışmalarınıza nasıl bir katkı yapmasını bekliyorsunuz?

Bakan Aksu: Anayasa’nın 10. maddesi başta olmak üzere, Belediye Kanunu, Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve mevzuatta yer alan daha bir çok düzenleme, kadınların yerel hizmetlerden daha fazla yararlanmalarını ve bu hizmetlerin belirlenme sürecinde daha etkin rol oynamalarını öngörmektedir. Çalışmalarımız, kanunların en kısa sürede, etkin ve kalıcı olarak hayata geçirilmesi amacını taşımaktadır.

Birleşmiş Milletler ile birlikte yürüttüğümüz Ortak Program, öncelikli olarak altı ilde uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmalar sayesinde ülkemiz, kadın hakları konusunda örnek bir uygulamaya da önderlik edecektir.

Bu çalışmaların, halkımıza en yakın kamusal alanlar olan ve kadın-erkek eşitliksizliği sorununun çözümünde önemli bir rol taşıyan yerel yönetimlerde, kadınların yerel karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil edilmeleri için uygun ortamı oluşturacağı muhakkaktır.

Bu açıdan, Ortak Program kapsamında yapılan çalışmaları, yerel idarelerde kadınların kararlara katılımındaki eşitsizliği giderecek önemli bir adım olarak görmekteyim.

Bülten: Sayın Bakan, size göre Türkiye’de kadın ve kız çocuklarının haklarının daha da geliştirilmesi için atılması gereken adımlar nelerdir?

Bakan Aksu: Kadın - erkek eşitliği, toplumu güçlendirecek evrensel bir hedeftir. Kız çocuklarının eğitilmesi, özellikle orta öğretimi tamamlamasının,  yoksulluğu önleme ve kalkınmayı sağlamada kritik öneme sahip olduğu muhakkaktır. Kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlamak demokrasi, kalkınma ve toplumsal barışın önşartıdır.
“Haydi Kızlar Okula” kampanyası ile okula gitmeyen yüz binlerce kızımızın okula gitmesi sağlanmıştır. Bu kampanya, okula gitmeyen hiçbir kız çocuğu kalmayana kadar devam edecektir.

Türkiye’de ulusal ve yerel karar alma mekanizmalarının içerisinde  yer alan kadın sayısı dünya ortalamasının altındadır. En son yapılan genel seçimlerde 550 milletvekilinin sadece 24’ü kadın milletvekili olup bu da %4.4’e tekabül etmektedir. Bu oran mahalli idareler açısından da pek parlak değildir. Ne yazık ki  3225 Belediye Başkanlığının 18 kadın belediye başkanıdır. Bu da yaklaşık % 0.5’e tekabül etmektedir. Durum il genel meclisi üyeliklerinde de değişmemektedir. 1935 tarihinde yapılan seçimlerde 395 milletvekilinin 18’inin yani % 4.6’sının kadın milletvekili olduğu göz önüne alındığında ülkemizde kadınların siyaset ve karar mekanizmalarına katılımı konusunda bir gelişme gösterdiğimiz söylenemez.

Oysa, kadın ve kız çocuklarının başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere yerel hizmetlerden eksizlik yararlanmaları, karar alma süreçlerine daha etkin katılmaları ve kadın bakış açısının yerel hizmetlerin belirlenmesinde öncü rol oynaması toplumsal gelişmişliğin anahtarlarındandır. Yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi yapılan yasal düzenlemelerle bunları gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Bülten: Ortak Program; İçişleri Bakanlığı, mahalli idareler, özel sektör (VAKSA) ve sivil toplum kuruluşlarını ilk kez bir ortak çalışma etrafında bir araya getiriyor. Sizce bu yeni yaklaşım, gelecekte gerçekleştirilecek benzer çalışmalara ne gibi katkılar sağlayacaktır?

Bakan Aksu: Hükümet olarak, katılımcı demokrasinin geliştirilmesi için sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesini teşvik ediyoruz. İnsanların sivil toplum örgütlerinde bir araya gelmelerini toplum ve devlet için son derece yararlı olarak değerlendirmekteyiz.

VAKSA ve sivil toplum kuruluşları ile Ortak Program kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar katılımcı demokrasi geleneğimizin daha da gelişerek ve kadın-erkek eşitliğini göz önünde tutarak güçlenmesini sağlayacaktır.
Bülten: Sayın Bakan son olarak ilave etmek istediğiniz bir husus var mı?

Bakan Aksu:  Bu vesile ile; Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü olarak atanan Sayın Mahmood Ayub’u yeni görevi dolayısıyla tebrik ediyor ve bütün Birleşmiş Milletler çalışanlarına, değerli katkılarından dolayı Güler Sabancı Hanımefendi’ye ve VAKSA’ya, projeyi sahiplenerek başarılı çalışmalar yapan İzmir, Kars, Nevşehir, Şanlıurfa, Van ve Trabzon İllerinin vali ve belediye başkanlarına, valilik ve belediye görevlilerine ve diğer uygulama ortaklarımıza bir kez daha bülteniniz aracılığıyla teşekkürlerimi iletmek istiyorum.