Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, BMOP konusundaki düşüncelerini Yerel Koordinatör Tülay Yılmaz’a anlattı:
Toplumların gelişim evreleri içinde erkeğin bedeni gücünden kaynaklanan ayrımcılık-zorbalık da diyebiliriz-zamanla bizim toplumumuza da yansımış, bu yansıma kadına her yönü ile ayrımcılığın önünü açmıştır. Ama artık günümüzde gelir ve eğitim imkanlarının daha tabana yayılması ve her kesimin artık eğitime önem vermesi bu yöndeki bilinci geliştirmiş ve yapılan çalışmalardan olumlu sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Bu bağlamda BM Ortak Programı’nın da bu olumlu gidişe destek vereceğini düşünüyorum.
Kadın veya kadın bakış açısının karar alma mekanizmalarında temsil edilmesi kadına yönelik hizmetlerin de kente yerleşmesine kısaca sizin de sloganınız olan kadın dostu kentin oluşmasına katkı sağlayacaktır.
Ortak Programın da ilimizde kısa vadede farkındalık yaratma ve bilinçlendirme konusunda faydalı olacağına inanıyorum. Bu son hedefe giden kilometre taşları gibi veya bayrak yarışı gibi nihai hedefe ulaşılana kadar devam ettirilmesi gereken bir süreçtir. Bu programın buna destek sağlayacağını ve başarılı olacağını umuyorum.
Aynı toplum içinde aynı kişilere değişik metodlar ile aynı şeyleri anlatmaya çalışan farklı kuruluşların biraraya gelmesinin önemli olduğuna inanıyorum. Bizde eksik olan bu iştişare etme alışkanlığını sağlayacağını düşünüyorum. Yani BM Ortak Programı bu yönü ile bizi de eğitmekte. Sayılan kurumların her biri kendi çapında benzer etkinlikleri yürütürken edindikleri tecrübeyi, bilgi birikimini ve geldiği aşamayı diğerlerine aktarma imkanı bulacaktır. Bu amaca daha çabuk ulaşılmasını sağlayacaktır diye düşünüyorum. Daha önce gelinen nokta tekrar edilmeyecek, zaman ve kaynak israfının önüne geçilmiş olacaktır. Katılımın daha geniş tabanlı olması karşı tarafa verilecek mesajın güvenilirliğini ve kuvvetini artıracaktır.
Son zamanlarda gerçekleştirilen yasal reformların karar alma süreçlerine toplumun her kesimini dahil etme ve her kesimin karar alma organlarında bulunabilmesi açısından olumlu olduğuna inanıyorum. Ama biz bu reformları genelde kes kopyala yapıştır diye tabir edeceğimiz Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan yasaların tercümesi ve bunun yasalaştırılması şeklinde yapıyoruz. Yasalaşan bu reformların bir kısmından ilgili kişilerin haberi bile olmuyor. Yani haklarından haberleri bile olmuyor. Ancak başına gelen bir iş nedeniyle hakkı olduğunu öğreniyor ve benimsemeye çalışıyor. Yani biz önce reformu yapıyor sonra toplumu bunun içine yerleştirmeye çalışıyoruz. Halbuki toplumdaki reformların tabandan gelen baskılarla, isteklerle ve kendile-rine uyacak
şekilde olması gerekiyor. Bu programın toplumun hakları konusunda bilgi sahibi olmasında, bu bilgisi ile reformlara yön vermesinde ve haklarını aramasında katkısı olacağına inanıyorum.
|